Kaz Dağları’nda yürüyüş denildiğinde çoğu kişinin aklına belli başlı rotalar gelir. Oysa bu dağların asıl büyüsü, haritalarda adı geçmeyen, tabelası olmayan ve çoğu zaman sadece sezgilerinizle bulabileceğiniz patikalarda gizlidir. Çünkü burada bazı yolların gerçekten bir ismi yoktur.
Kaz Dağları’ndaki pek çok küçük patika; eski köy yolları, çoban geçişleri ya da zamanla doğanın kendi kendine açtığı güzergâhlardır. Bu yüzden çoğu resmi haritada yer almaz. Yerel halk bu yolları tarif ederken bile bir isim kullanmaz; “şu derenin yukarısı” ya da “eski taş yolun devamı” gibi ifadelerle anlatır.
Belki de bu yüzden bu patikalar daha özgürdür. Bir rota takip etmekten çok, keşfetmeye davet eder.
Tamamen yönsüz de değilsiniz aslında. Kaz Dağları’nda keşfe çıkarken genelde yolculuk, bilinen noktalardan başlar:
- Hasanboğuldu Göleti çevresinden yukarı doğru çıktığınızda, ana yolun dışına sapan onlarca küçük patika görürsünüz.
- Sütüven Şelalesi’ne giden yolun biraz dışına çıkarsanız, daha az kullanılan orman geçitlerine ulaşabilirsiniz.
- Sarıkız Tepesi’ne çıkan klasik rota dışında, yaylalara açılan alternatif yollar keşif için idealdir.
- Adatepe Köyü ve Yeşilyurt Köyü çevresinde ise zeytinliklerin arasından geçen eski taş yollar sizi bekler.
Bu noktalar sadece bir başlangıç. Asıl hikâye, o bilinen yoldan ayrıldığınız anda başlar.
İsimsiz patikalarda yürürken planladığınızdan çok daha fazlasını bulursunuz. Küçük bir dere sesi sizi yönünüzden saptırabilir, ağaçların arasından süzülen ışık başka bir yola davet edebilir. Bazen terk edilmiş bir taş ev, bazen de hiç beklemediğiniz bir manzara çıkar karşınıza.
Bu rotalarda önemli olan varmak değil, yolda kalabilmektir.
Her ne kadar romantik görünse de bu patikalar ciddiyet ister. Çünkü tabelalar yoktur, yönlendirme yoktur, bazen telefon çekmez. Bu yüzden:
- Navigasyon ya da offline harita uygulaması kullanın
- Yeterli su ve enerji verici yiyecekler alın
- Sağlam yürüyüş ayakkabıları tercih edin
- Tek başınıza gidiyorsanız birine rota bilgisi bırakın
Keşif özgürlük demektir ama hazırlık da bu özgürlüğün güvencesidir.
Bu patikaların en güzel yanı, hâlâ “bozulmamış” olmalarıdır. Bu yüzden doğaya saygı göstermek bir tercih değil, zorunluluktur. Geriye hiçbir iz bırakmadan yürümek, bu deneyimin en önemli parçasıdır.
Kaz Dağları’nda bazı yolların adı yoktur. Ama belki de en unutulmaz anılar tam da o yollarda birikir. Çünkü isimler yön verir, ama isimsiz yollar keşfetmeyi öğretir.
Bir gün rotanızı Kaz Dağları’na çevirirseniz, sadece tabelaları takip etmeyin. Bazen en doğru yol, haritada olmayan olabilir.
he whimsically named Egg Canvas is the design director and photographer in New York. Why the nam