Misi Köyü’nün geçmişi antik çağlara kadar uzanıyor. Yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan köy, günümüzde restore edilen evleriyle tarihî kimliğini koruyor. Dar sokaklar, ahşap cumbalı evler ve taş duvarlar, köyün zamana meydan okuyan yapısını gözler önüne seriyor.
Misi’yi özel kılan unsurlardan biri, köyde yer alan küçük sanat atölyeleri. Seramikten resme, el sanatlarından fotoğrafa kadar farklı alanlarda üretim yapılan bu mekânlar, köye canlı bir ruh kazandırıyor. Zaman zaman düzenlenen sergiler, atölye çalışmaları ve kültürel etkinlikler sayesinde Misi, yaşayan bir sanat köyü kimliği taşıyor.
Köyün içinden geçen Misi Çayı, buraya ayrı bir huzur katıyor. Çay kenarında yürüyüş yapmak, suyun sesi eşliğinde dinlenmek ya da köprülerin üzerinde durup çevreyi izlemek, köyde geçirilen zamanın en keyifli anlarından. Özellikle bahar aylarında doğa, Misi’nin sanatla bütünleşen ruhunu daha da belirgin hale getiriyor.
Misi Köyü, köy kahvaltıları ve ev yapımı lezzetleriyle de biliniyor. Taş evlerin bahçelerinde kurulan masalarda, yöresel ürünlerle hazırlanan kahvaltılar yapmak köy deneyiminin önemli bir parçası. Gün içinde küçük molalar verip çay ya da kahve içebileceğiniz sakin mekânlar da bulunuyor.
Misi Köyü, aceleye yer olmayan bir yer. Burada amaç mümkün olduğunca yavaşlamak, etrafı gözlemlemek ve anın tadını çıkarmak. Sanatla iç içe geçmiş bu köy, ziyaretçilerine sadece gezilecek bir rota değil, aynı zamanda ruhu dinlendiren bir deneyim sunuyor
he whimsically named Egg Canvas is the design director and photographer in New York. Why the nam