Kocadere Vadisi’ne ulaşıldığında ilk hissedilen şey sessizlik oluyor. Geniş alanlara yayılan orman dokusu, dere boyunca uzanan doğal zemin ve insan eliyle fazla müdahale edilmemiş çevre, vadinin en belirgin özellikleri arasında. Bu nedenle burası, yüksek sesli kalabalık gruplar yerine tek başına vakit geçirmek ya da az kişiyle doğanın içinde olmak isteyenler için daha uygun.
Vadide yürüyüş yapmak isteyenler için belirli ve keskin rotalar bulunmuyor. Bunun yerine dere kenarını takip eden doğal patikalar ve toprak yollar var. Yürüyüş sırasında su sesi, rüzgârla hareket eden yapraklar ve kuş sesleri eşlik ediyor. Zemin yer yer taşlık olabildiği için rahat ve kaymayan ayakkabılar tercih etmek yürüyüşü daha konforlu hale getiriyor.
Kocadere Vadisi, klasik anlamda bir piknik alanı olmadığı için masa, bank ya da tesis gibi düzenlemeler bulunmuyor. Bu durum, vadinin doğal yapısını korumasını sağlamış. Yanınıza küçük bir örtü, su ve atıştırmalık alarak dere kenarında kısa molalar verebilir, çevreyi izleyerek vakit geçirebilirsiniz. Özellikle bahar aylarında vadi daha canlı ve serin bir atmosfere sahip oluyor.
Fotoğraf çekmek isteyenler için Kocadere Vadisi sade ama etkileyici kareler sunuyor. Dere boyunca oluşan doğal açıklıklar, ışığın ağaçlar arasından süzüldüğü anlar ve mevsime bağlı renk değişimleri, abartısız ama huzurlu görüntüler yakalamak için ideal.
Kocadere Vadisi, Yalova’da turistik olmayan geziler arasında doğayla baş başa kalmak isteyenler için önemli bir alternatif. Buraya geldiğinizde yapılacaklar listesi yerine, sadece durmak ve dinlemek ön plana çıkıyor. Eğer amacınız bir günü sessizce geçirmekse, Kocadere Vadisi bu ihtiyacı fazlasıyla karşılıyor.
he whimsically named Egg Canvas is the design director and photographer in New York. Why the nam